Yemeğe aşık başarılı bir kadın: Ayşe Kucuroğlu

Bebek’in önemli mekânlarından Happily Ever After, yaklaşık 11 yıldır başarılı bir istikrar ile müdavimlerini ağırlıyor. Mekânın yaratıcısı olan Ayşe Kucuroğlu, 5 çocuklu bir anne olarak yemeğe olan tutkusunu başarıya dönüştürmüş güçlü bir figür. Sofralar kurup sevdiklerini ağırlamayı çok seven ve sık sık gastronomik seyahatler yapan Kucuroğlu, başarı öyküsünü FoodinLife’a anlattı.

Üniversitede Çin Dili ve Edebiyatı Bölümü okuyan Ayşe Kucuroğlu, 5 çocuk annesi ve kocasına aşık bir kadın. Çinceyi çok sevmesine rağmen yemek aşkı ağır basmış ve Bebek’teki Happily Ever After’ı hayata geçirmiş. Kucuroğlu, uzun masalar kurup arkadaşları ve ailesini ağırlamayı çok seviyor. Yaptığı seyahatleri lezzet yolculuklarına dönüştürüyor ve bu şekilde pek çok yeni şey keşfediyor.

Türkiye’nin ilk kadın şeflerinden Ceren Büke’nin kendisini yemek serüvenine sürüklediğini belirten Kucuroğlu, bu yemek aşkını profesyonel anlamda beslemek için Mutfak Sanatları Akademisi (MSA)’nde Mutfak İşletmeciliği ve 10 ay süren Aşçılık Eğitimi alıyor. Mekânın ismini eşi Taner Kucuroğlu koymuş. 2005 Mayıs ayından beri Bebek’te hizmet veren Happily Ever After, müdavimleri ile yıllar içinde daha da büyüyor ve 2009’dan itibaren de 80 kişilik bir restoran haline geliyor.

“Taze ve doğal ürünlerin ağır bastığı bir menü”
İstanbul’un yiyecek içecek sahnesinin başarılı kadınlarından olan Ayşe Kucuroğlu, Happily Ever After’ın mutfağını “modern ve Mediterranean (Akdeniz)” kelimelerinin kısaltılmışı “modimed” şeklinde tanımlıyor. Akdeniz havzasındaki mutfakların bir karışımı olan restoranın; zeytinyağı, taze baharatlar ve doğal ürünlerin ağır bastığı bir menüsü var. Kesinlikle donmuş ve hazır ürün kullanılmayan Happily Ever After mutfağında, tatlılardan ekmelere kadar tüm fırın ürünleri de yerinde üretiliyor. Sebze ve meyveler günlük olarak halden temin edilirken, etler üzerinde canlı hayvandan başlayan bir kontrol mekanizmaları var. Ayrıca kanatlı kümes hayvanlarını serbest dolaşım çiftliklerinden alıyorlar. Restoranın danışman Şefi Murat Bozok ile menü her yıl yenileniyor. Bozok, Happily Ever After için çağdaş trendlerle vazgeçilmez klasiklerin harmanladığı bir çalışma uyguluyor.

“2000’li yıllar İstanbul gastronomisi için milattır”
Happily Ever After’ın menüsünün en önemli özelliklerinden biri de hemen hemen tüm etlerin kömür ızgarada yapılıyor olması. 18 saatlik bir operasyonla 10 saat mangal yapmanın emeği lezzete dönüşüyor. Kucuroğlu, bu sebeple en sevilen menü kalemlerinin ızgara etler ve sebzeler olduğunu ifade ediyor. Happily Ever After’ın en sevilen lezzetlerinden sebze çorbası bile közlenmiş sebzelerle yapılıyor.

Kucuroğlu, İstanbul gastronomisinin gelişmeleri hakkında şu açıklamayı FoodinLife okuyucuları ile paylaşıyor: “Bana göre 2000’li yılların başı İstanbul gastronomisi için milattır. Ben bunu o dönemdeki finansal krize bağlıyorum. 1990’lar boyunca finans sektöründe tahsis edilen en değerli insan kaynağı, bu tarihte restoran sektörüne geçiş yaptı. O dönemlere kadar ‘çorbacı’ denilenler işletmeciler mekân sahibi veya iş adamı olarak çağırılmaya başlandı. Bu insan kaynağı sektöre inanılmaz bir zenginlik getirdi. Eskiden garsonluktan restoran sahipliğine giden yol tamamen değişti. Öte yandan 2000’lerin dünya trendi de bu insanlar üzerinde etkili oldu. Şu an için İstanbul’un birkaç şehir dışında (New York, Londra, San Francisco, Singapur ve Moskova gibi) her şehirle rekabet edebileceğini düşünüyorum.”

“Devamlı bir değişim içinde olmanız gerekiyor”
Happily Ever After’ın bu yıl 11 senesini dolduracağını belirten Kucuroğlu, “Biliyoruz ki bu sektör turistik yerler dışında ‘klasik’ terimini kabul etmiyor. İç piyasaya çalışıyorsanız devamlı bir değişim içinde olmanız gerekiyor. O yüzden zaten devamlı proje üretip, vertikal bir büyüme içinde olmak lazım. Restoran dinamiklerini atmosfer, servis ve mutfak olarak basitleştirip her birinde yeni projeler üretmek zorunluluğumuz. Bu yüzden bu sene de total deneyim üzerinde bir takım değişiklikler yapacağız. 2016 için yeni mekân yaratma planımız yok ama gelebilecek bir finansal destek ile bu değişebilir” açıklamasını yapıyor.

“İş yerinde geçirdiğim zaman benim için özel vakitlerden biri”
5 çocuk annesi bir kadının böylesine başarılı olmasının ilk sebebini “daima mekanda durmak, içinde yaşamak ve menüyle her zaman haşır neşir olmak” olarak açıklayan Kucuroğlu şöyle devam ediyor: “Ev ile işin yakın olması da çok çocuklu-çalışan bir anne için önemli. Böylece hem çocuklara hem de restoranıma daha fazla mesai harcıyorum. İş yerinde geçirdiğim zaman benim için özel vakitlerimden biri. Çalışmayı seviyorum.”

 

BENZER HABERLER

Ana Sayfa Reklam İletişim Künye Hukuki Şartlar ve Gizlilik
Yayınlar Haber Portalları Web Video Etkinlik
 
©2007 - 2018 Gökmen Sözen Görsel Çözüm Hizmetleri <info@foodinlife.com.tr> . Her hakkı saklıdır, izinsiz kullanılamaz. development by KAVI